reklamlar

haberler

manşet haberler

Personel Gazete Sağlık Personeli PersonelSaglik.NET

24 Haziran 2016 Cuma

Taşeron İşçilerin Kadroya Alınması Durumu ve Belediye İşçileri

Taşeron işçilerin sorunları çözülmeye devam etse de, süreç yavaş ilerliyor. Sürecin yavaş ilerlemesinin sebebi de, sözleşmelerin farklı olması...

1 Kasım'dan Önce Çalışan Taşeron İşçiler...

700 binin üzerinde taşeron işçinin kadroya alınmasına yönelik çalışmanın detayları netleşiyor. 1 Kasım'dan önce çalışan ve askere gitmesi nedeniyle yerine bir başka personel alınanlara kadro yolu açılırken, emekliliği gelenlerin sisteme alınması planlanmıyor. Taşeronda Yaş Sınırı...Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan taslağa göre 700-720 bin taşeron işçiyi ilgilendiren çalışmada yaş sınırı getirilmesi üzerinde duruyor. Emekli olanlar kamuya tekrar alınmazken, yaşı gelenlerde emekliye ayrılacak.

Bakanlıklar Ortak Çalışacak...

Maliye'nin yanı sıra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Devlet Personel Başkanlığı'nın koordineli yürüttüğü çalışmada yeni bir sistem kurulmuş olacak.

Kademeli İlerleyiş Olacak...

Tasarının ilk halinde 1 Kasım 2015'ten önce işe girenlerin düzenlemeden yararlanacağı yer alsa da bu tarihten sonra işe girenlerinde kamuya alınabileceği bir yapı oluşturulacak. Kademeli bir kadroya geçiş sistemi olacak.

Kadroya Geçiş Nasıl Olacak?

Star'ın haberine göre, taşeron çalışmasına ilişkin değerlendirmede bulunan üst düzey bir ekonomi yetkilisi, "Eğer bizim üzerinde çalıştığımız sistem olursa 1 Kasım veya 5 Kasım olmayacak. İlk önce 1 Kasım öncesindekiler kadroya alınacak. Sonrasında diğerleri. Bunun için kamu kuruluşlarının talepte bulunması gerekiyor. Örneğin Sağlık Bakanlığı 10 bin ilave personel talep ettiğinde 1 Kasım sonrasında işe başlayanlar içerisinden bu kadar kişiye daha vize verilerek kadroya geçirilecek" dedi...

Belediye Çalışanlarının Sorunları...

Yüz binlerce çalışanı ilgilendiren taşeron düzenlemesinde belediyelerde çalışan taşeronlara yönelik sistem henüz netlik kazanmış değil. Belediye ayağının tamamlanmadığına dikkat çeken bir bakanlık yetkilisi çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Çalışmanın tamamlanmasıyla birlikte kamu idareleriyle belediyeler ve il özel idarelerinde yaklaşık 720 bin asıl ve yardımcı iş yapan taşeron personel kamuda 'Özel Sözleşmeli Personel' pozisyonunda istihdam edilecek. Taşeron İşçilerin Kıdem Tazminatı..

Taşeron işçilerin kıdem tazminatında herhangi bir şekilde hak kaybı olmayacak. Taşeron işçilerin kıdem tazminatı devlet garantisi altında olduğu için öncelikli olarak kadroya alındığı kuruma geçiş yapılacak... (takvim)

Taşeron işçiler ile ilgili tüm gelişmeleri sizlere duyurmaya devam edeceğiz...

18 Haziran 2016 Cumartesi

Türkiye'nin ilk başörtülü kaymakamı atandı

Eskişehir'in Sarıcakaya ilçesinde görevine başlayan Kaymakam Neslihan Kısa, Aynı zamanda Türkiye'nin en genç kaymakamlarından biri olma özelliğine de sahip.

Neslihan Kısa Kimdir?

1991 yılında Giresun'da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini İstanbul'da tamamladı. 2009 yılında kazanmış olduğu İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nden 2013 yılında fakülte birincisi olarak mezun oldu. İçişleri Bakanlığı'nın açtığı Kaymakam Adaylığı sınavına katıldı ve 2015 yılında Kocaeli Kaymakam adayı olarak mesleğe intisap etti.

Kocaeli ili Gölcük ilçesi ve Yalova ili Altınova ilçesinde Kaymakam refikliği stajını tamamladı.

İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü'nün 01.03.2016 tarih ve 4173 sayılı yazısı ve Bakanlık Makamının 29.02.2016 tarihli onayı ile Sarıcakaya Kaymakam vekili olarak görevlendirilmiştir.

 

10 Haziran 2016 Cuma

On kişilik aileden TEOG birincisi çıktı

Tatvan'da, Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) ikinci dönem sınavında Türkiye birincileri arasında yer alan İrem Toprak, ilçenin ve ailesinin gurur kaynağı oldu.

On kişilik ailenin en küçüğü olan ve Tatvan İmam Hatip Ortaokulu'nda eğitim gören Toprak, 27-28 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilen TEOG ikinci dönem sınavında 120 sorunun tamamını doğru yanıtlayarak, Türkiye birincileri arasında yer aldı.

Toprak, mutluluğunu öğretmenleri ve ailesiyle paylaştı.

(AA)

İşte Erdoğan'ın diploması

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi YSK'ya verdiği diploma örneğinin noter tastikli örneğini HDP'ye gönderdi. HDP'nin Twitter hesabından yapılan açıklamada "Başvurumuz üzerine, YSK tarafından iletilen noter onaylı diploma örneğini paylaşıyoruz" denildi. HDP "Diplomanın gerçek olup olmadığına ilişkin hukuki başvurularımız devam edecek" paylaşımı yaptı.

 

Türkiye Yüzde 4,8 Büyüdü!!

Özer, 2016 yılı ilk çeyrek büyüme verileriyle ilgili AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, ekonominin, 2016 yılının ilk çeyreğinde yüzde 4,8 büyümesinin çok önemli bir başarı olduğunu belirtti.

Büyümenin yanı sıra sektörlerde dengeli diyebilecekleri büyüme oranlarının yakalanmasının da gelecek için umut verdiğini ifade eden Özer, "Ekonomimizin 4,8 büyümesi önemli başarıdır. Büyüme oranı artarken cari açığımızın 30 milyar doların altına düşmesi de çok önemli bir gelişmedir." diye konuştu.

Özer, "Türkiye'nin sıkı ilişkileri bulunan Avro bölgesinde de deflasyonist ortamın ortadan kalkmasını umut ediyoruz. Avrupa'nın büyüme oranını yüzde 1'in altından yüzde 2-3 seviyelerine getirmesi halinde Türkiye'nin sorunlarını çözecek, yüzde 5-6'larda büyüme oranlarını yakalayabileceğimizi düşünüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

MEB Müsteşarından müdür yardımcılığı sınavı açıklaması geldi!

Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Yusuf Tekin sosyal medya hesabı üzerinden açıklamalarda bulundu.

Yusuf Tekin, Bakanlığın sınavı iptal etmediğini, ama bir sendikanın başvurusu üzerine yargının verdiği bir karar olduğunu belirtti.

Tekin'in yaptığı açıklamada, yargı kararına karşı üst mahkemeye itirazda bulunulduğu belirtildi.

Müsteşarın yaptığı açıklamalardan, üst mahkemenin alt mahkemenin kararını iptal etmemesi durumunda, yapılmış olan yazılı sınavın iptal edileceği anlamı çıkmaktadır.

İŞTE MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI MÜSTEŞARI YUSUF TEKİN'İN AÇIKLAMALARI

1. Herkese günaydınlar, hayırlı cumalar. Arkadaşlar müdür yardımcılığı sınavı ile ilgili çokça spekülasyon yapılıyor.

2. Şunu açıklamak zorunlu hale geldi. Bakanlık, sınavı iptal etmedi, bir sendikanın açtığı dava da yürütmenin durdurulması kararı verildi.

3. Dolayısıyla bu karar üzerine, adı geçen sınavdan hareketle bir idari  işlem tesis edemeyiz. Sınavı İptal de etmedik, ++

4. +++yargı kararına karşı itirazımızı ve savunmamızı yaptık, yargının esastan nihai kararını bekliyoruz.

5. Yargı kararını verip sınavı iptal etmezse biz bu sınav sonuçlarına göre işlem tesis edeceğiz.

 

2 Haziran 2016 Perşembe

Yeni Anayasa'yı yapıp, başkanlığı getireceğiz

Yıldırım, AK Parti Genel Merkezi'nde düzenlenen partisinin 109. Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, geçmişte cumhurbaşkanlarının Türkiye'de siyaset oyununun hep bir parçası olduğunu belirtti.

Kapılar arkasında "o emekli paşayı mı seçelim, bu hatırlı hakimi mi seçelim" diye konuşulduğuna değinen Yıldırım, "Öyle şey yok, öyle bir dünya yok. Milletten başka güç vehmedilen kim olursa olsun bu millete hakarettir" ifadesini kullandı.

Bununla ilgili eski alışkanlıkların bittiğini, eski çamların bardak olduğunu söylediklerini anımsatan Yıldırım, şöyle devam etti:

"Gelin millet ne diyorsa onu yapın. 'Yok.' Peki siz mi öyle yaptınız? Madem öyle işte böyle, 'Tekrar millete gidiyoruz' dedik. Gittik mi? Gittik, millet dersini verdi mi? Millete giderken dedik ki 'Biz yol, okul, hastane yaptık, istediğiniz her şeyi yaptık. Bunlar bizim işimizdi, sizin ihtiyacınızdı, bunları yapmak bir lütuf değildi. Ekonomiyi düzelttik, somunumuzu büyüttük, herkesin daha fazla refahtan pay almasını sağladık ama gördük ki eksik bir şey var. Vesayet odakları hala sizin vermediğiniz yetkiyi kullanmaya çalışıyor. Buna ne diyorsunuz?' Millet kükredi, 'Olur mu böyle şey kardeşim, herkes işine baksın' dedi. 'Biz kime yetkiyi verdiysek ondan hesap sorarız o da AK Parti'dir. AK Parti'den Allah razı olsun bugün kadar istediğimiz her şeyi yaptı, hadi size şimdi yüzde 47 bundan sonra mazeret getirmeyin'. Geldik dedik ki 'Her cumhurbaşkanı seçiminde bu tabloyla karşılaşmaya lüzumu yok.' Gelin, bunu dolambaçlı, dolaylı yollardan seçmeyelim, vatandaş kendisi, cumhurun kendisi başkanını seçsin."

Yıldırım, bununla ilgili anayasa değişikliğini yaptıklarını belirterek, "Bu değişiklik Türkiye'de, Türk demokrasi tarihinde bir dönüm noktası. Nedir? Artık milletin cumhurbaşkanını millet kendisi seçiyor" diye konuştu.

"Çok bilmiş adamların", bazılarının "Anayasada cumhurbaşkanı sorumsuzdur, semboliktir" dediğine işaret eden Başbakan Yıldırım, şunları ifade etti:

"21-22 milyon vatandaşın önüne gidip onlardan destek isteyen cumhurbaşkanı 'Ben bir işe karışmam' diyebilir mi? Siyasette böyle bir şey var mı? Anayasa ne söylerse söylesin, Cumhurbaşkanımızın fiili olarak siyasi sorumluluğu doğmuştur. Anayasa darbe anayasasıdır. Fiili durumla anayasanın şu anda birbiriyle uyumlu hale getirilmesi gerekir. AK Parti'nin, AK Parti'ye gönül veren milyonların önündeki en önemli görev budur. Milletin yollarını aştık, tünellerle dağları geçtik, köprülerle vadileri birleştirdik, şimdi yeni anayasa ve sistemin yolunu açma zamanıdır. Bu yolu da AK Parti teşkilatları olarak milletimizle beraber açacağız. Hazır mısınız kardeşlerim? Zor işleri hep milletimize götürüyoruz ama bu bizim tercihimiz değil. Milletimizin bize verdiği yetki kadar yapıyoruz, ilave yetkiye ihtiyacımız olunca da yine millete gidiyoruz. Burada da evelallah Türkiye'nin ihtiyacı olan, gelişen, büyüyen Türkiye'nin işini görmeyen, görmekte yetersiz kalan bu anayasayı mutlaka değiştirmemiz gerekiyor."

- "Bu onura onlar da ortak olsun"

Herkesin anayasa değişikliği istediğine, bu yöndeki söylemleri 15 senedir dinlediğine dikkati çeken Yıldırım, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Hiç 'Anayasa değişmesin' diyen yok. Niye değişmiyor? Herkesin istediği bir şey niye olmuyor? Demek ki burada bir samimiyet sorunu var. Yani memleketi, milleti düşünmek değil de 'Efendim anayasa değişikliğini AK Parti yaparsa bundan siyaseten AK Parti nemalanır'. Kardeşim millet kazanacaksa, bizim liderimiz ne diyor: 'Eğer millet kazanacaksa biz kaybedelim, hiç önemi yok'. Bizim bakışımız bu. Biz yarını değil yeni nesillerimizin geleceğini düşünüyoruz. Hepimiz faniyiz, gelip geçiciyiz ancak bu güzel memleketi ileriye, torunlarımıza, gençlerimize bırakırken bir hoş sedayla anılmak hepimizin arzu ettiği, istediği bir şeydir. Sorunları torunlara bırakarak bugünlere gelen parti değil AK Parti, dağ gibi sorunları dağ gibi hizmetlere dönüştürerek bugünlere gelen partinin adıdır AK Parti. Onun için bu meseleyi çözecekse yine AK Parti çözecek, yeni anayasayı da yapacağız, başkanlık sistemini de bu ülkeye, Türkiye'ye getireceğiz. İstiyoruz ki bu yapılacak yeni anayasaya siyasi partilerin, rakiplerimizin de bir katkısı olsun, bu onura onlar da ortak olsun, biz bunu istiyoruz. Başka bir hesabımız yok."

- "Kararı millet verecek"

Yıldırım, bununla ilgili defalarca çağrı yaptıklarını, bir araya geldiklerini, "herkes eşit olsun, söyleyeceğini söylesin" dediklerini hatırlatarak, "Ama günün sonunda baktık ki bunların niyeti başka. O halde daha fazla beklemek bu millete haksızlık olur. Ne yapacağız? AK Parti olarak 78 milyonun bir tek ferdini bile dışarıda bırakmayacak bir anayasayı, anayasa teklifini mutlaka bu Meclis'in gündemine getireceğiz" diye konuştu.

Ondan sonra kararın Meclis'te olduğunu belirten Başbakan Yıldırım, "Biz görevimizi yapacağız. İnanıyorum ki bu yüce Meclis, savaş şartlarında bile Türkiye'nin bugünkünden daha güzel, daha ilerici anayasasını yapan bu Meclis bu sefer de bu tarihi sorumluluğu en iyi şekilde yapacak ve anayasasını bu milletin beklediği yönde gerçekleştirecek" ifadesini kullandı.

Yıldırım, olmaması durumunda adresin belli olduğuna vurgu yaparak, "Millet. Millete tekrar gideceğiz. Kararı millet verecek. Her zaman siyasetin tıkandığı, siyasetin çözüm üretemediği yerde çare millettir, sandıktır" dedi.

(AA) 

Haberdata.com Güncel Son Dakika Haberleri